Ben İbrahim Zengin.

Kaportacı

1954 yılında Sakarya’nın Karasu ilçesine bağlı Kurumeşe köyünde dünyaya geldim. 11 kardeşin dördüncüsüyüm. Okul hayatım, köyümüzde üç sınıfın bir arada okuduğu küçük bir ilkokulda başladı ve bitti. Okuyamadım ama öğrenmekten hiç vazgeçmedim. Çünkü bilgiye hep aç biriydim. 10 yaşımda, sırtıma bir yatak yorgan alıp alıp Adapazarı’na abimin yanına kaportacı çırağı olarak geldim. O gün bugündür sanayideyim. İlk geldiğimde üstümde yokluğun tüm izleri vardı: köylülük, çekingenlik, cahillik… Ama içimde de dimdik duran bir şey vardı: azim. Çalıştım, çabaladım, ustalarımın sözünü dinledim, elimden geldiğince hem işimi öğrendim hem insan olmayı. Bir gün diş doktoru bir müşterimiz bana biraz bahşiş verip “Git kitap al oku, şehirli çocuklardan daha bilgili olursun” dedi. Ne okuyacağımı bilmeden kitapçıya gidip en kalın kitabı aldım. O gün bugündür kitap okumak benim için emir gibidir. Anlamasam da okudum, sabırla devam ettim. Kitaplar bana başka bakmayı, düşünmeyi öğretti. Zamanla kendi dükkânımı açtım. İmalat yaptım, model geliştirdim. Zengin sayılmam ama 20 kişiye ekmek veriyorum. En büyük kazancım ise yıllar boyunca yetiştirdiğim çıraklar, kalfalar, ustalar oldu. 1983’te kurulan Çıraklık Eğitim Merkezi’nde yıllarca gönüllü çalıştım. O çocuklara sadece yemek vermedik, bir meslek, bir hayat verdik. Çünkü ben hep şuna inandım: “Okumayan çocuk yoktur, okutulmayan çocuk vardır.” Hayatım boyunca Ahilik kültürünü ilke edindim. Elime, belime, dilime sahip çıkmaya çalıştım. Dürüstlüğü, çalışkanlığı, paylaşmayı esas bildim. Bu yüzden 2021 yılında “Yılın Ahisi” seçilmek, benim için tarif edilemez bir gurur oldu. Şed kuşatıldığım, ahilik cübbesi giydiğim o gün, ömrümde unutamayacağım bir gündür. Bir de “Adapazarı Oto Sanatkarları Tarihi” adında bir kitap yazdık dostlarla. Sakarya’daki sanayi esnafının hikâyesini, birinci ağızdan, ustalarımızın dilinden kayda geçirdik. Çünkü biz yazmazsak, kimse yazmayacak. Bu kitap benim için sadece bir kitap değil; ecdada vefa, geleceğe emanet. Ben hâlâ aynı dükkândayım. Sabah düğmesini açıp “Bismillah” diyerek işime başlarım. Elim işte, gönlüm eğitimde, gözüm gelecekte. Allah nefes verdikçe, bildiğimi paylaşmaya, üretmeye, anlatmaya devam edeceğim.

Ahilik Yolculuğu

İbrahim Zengin’in çocuklukta başlayan, sanayi kültürü, eğitim sevgisi ve Ahilik anlayışıyla harmanlanan hayat yolculuğu.

Çıraklığa Uzanan Yol

İlk Adım: Kaportacı Çırağı

10 yaşımda Kurumeşe köyünden Adapazarı’na, elimde bir yorganla geldim. Abimin yanında kaportacı çırağı olarak işe başladım. Üstümde köylülüğün, bilgisizliğin ağırlığı vardı ama içimde dimdik bir azim taşıyordum. Ustalar “köylü çocuk” diye seslenirdi ama ben bir gün o zinciri kıracağıma inanıyordum.

Bilgiye Duyduğum Açlık

Kitaplarla Tanışma

1970’ler

Bir müşterim verdiği bahşişle kitap almamı önerdi. O gün ne alacağımı bilmeden kitapçıya girdim ve en kalın kitabı seçtim. O günden sonra kitap okumak benim için emir gibi oldu. Ne kadar yorgun olsam da kitap okumaya zaman ayırdım.

“Eğitim ve bilim benim için ibadet gibidir” anlayışını benimsedim. Anlamasam da sabırla okudum, düşünmeyi öğrendim. Kitaplar bana farklı bakmayı ve kendime inanmayı öğretti.

Ustalık ve Girişimcilik

Sanayide Kendi Yolumu Açtım

1980 - Günümüz

Çıraklıktan kalfalığa, oradan ustalığa ulaştım. Kendi atölyemi kurdum. 20 kişiye istihdam sağladım. Bizzat geliştirdiğim üç otomotiv yedek parça modelini üretime kazandırdım.

İş hayatımda kazandığım her başarıyı sabır, dürüstlük ve çalışkanlıkla elde ettim.

Ahilik ve Topluma Katkı

Çıraklık Eğitim Merkezi ve Yılın Ahisi

1983 - 2021

Sakarya Çıraklık Eğitim Merkezi’nin kuruluşunda aktif rol aldım. Her gün 250 çocuğa sıcak yemek ve eğitim imkânı sunduk. 2021 yılında, hayatım boyunca yaşattığım Ahilik değerleri sayesinde “Yılın Ahisi” seçildim. Bu ödül, meslek hayatımın en kıymetli anlarından biri oldu.

“Adapazarı Oto Sanatkarları Tarihi” Kitabı

2015 - 2023

On yıl süren bir emekle 77 ustayla birebir görüşmeler yaptım. Akademik destekle, iki ciltlik 1351 sayfalık “Adapazarı Oto Sanatkarları Tarihi” kitabını hazırladık. Bu eser, sanayi esnafımızın hafızası ve genç nesillere bir kültür mirasıdır. Kar amacı gütmeden, sadece vefa hissiyle yaptığım bir çalışmadır.

Adapazarı Oto Sanatkarları Tarihi

Ustalara Saygı Kitabı
Kitabın Benim Gözümdeki Anlamı

“Adapazarı Oto Sanatkarları Tarihi” benim için yalnızca bir kitap değil; bir vefa nişanı, kültür mirası ve hayatımın özeti. Küçük yaşlarda ustaları hayranlıkla izleyen bir çırak olarak, bu kitapla onlara duyduğum minneti gösterme fırsatı buldum. Mesleklerini sadece ekmek kapısı değil, bir hayat felsefesi olarak gören ustalarımıza, bu eserle bir selam gönderdik. Kitabı hazırlarken hiçbir ticari beklentim olmadı. Bu çalışmayı tamamen kültürel bir hizmet, topluma bilgi borcumu ödeme aracı olarak gördüm. Ustaların tecrübelerini yıllarca biriktirdiğim notlarla harmanlayarak, genç kuşaklara ilham verecek bir kaynak ortaya koymaya çalıştım. Tıpkı bir ustanın elinden çıkan eser gibi, “Adapazarı Oto Sanatkarları Tarihi” da benim ustalığımı yansıtan manevi bir ürün oldu. Bu kitap benim için bir ödül, bir dua, bir hatıradır. Gelecekte bir genç onu eline alıp “Bu benim dedemmiş” dediğinde, bu çaba amacına ulaşmış olacak. En büyük dileğim; bu kitap aracılığıyla alın terinin, emeğin, ustalığın ve ahiliğin kıymetinin bir kez daha hatırlanmasıdır. “Adapazarı Oto Sanatkarları Tarihi”, hepimizin ortak eseri ve bu sayfalarda, ustalarımızın sesi nesiller boyunca yankılanacak inşallah.

Kitap Hakkında

“Adapazarı Oto Sanatkarları Tarihi” kitabı, Adapazarı’nın sanayi tarihine ışık tutan, ustaların hayatını kayıt altına alan eşsiz bir çalışmadır. Yaklaşık on yıllık titiz saha çalışmasının ürünü olan bu kitapta, 77 ustanın birinci ağızdan kaleme alınmış anıları, mesleki serüvenleri ve hayat felsefeleri yer almaktadır.

Bu eser, sadece teknik bir geçmişin değil; çıraklıktan ustalığa uzanan bir emeğin, alın terinin ve ahilik değerlerinin belgesidir. Kitapta anlatılanlar, sanayi esnafının toplumsal rolünü, dayanışma ruhunu ve ustalık kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflemektedir.

İbrahim Zengin'in bilgiye, kültüre ve insana olan derin bağlılığıyla ortaya çıkan bu çalışma; bir meslek tarihi olmanın ötesinde, aynı zamanda bir vefa borcunun ifadesi, yaşayan bir hafıza kaydı ve gelecek nesiller için kültürel bir miras niteliğindedir.

Ustalara Saygı

🎙️ Ustalarla Yapılan Röportajlar

Sanayimizin emektar ustalarıyla gerçekleştirdiğimiz anlamlı sohbetler çok yakında burada sizlerle buluşacak. Yıllarını tornada, tesviyede, kaportada harcamış, ustalıkları kadar hayat tecrübeleriyle de örnek olmuş bu kıymetli isimlerle yaptığımız röportajlar; yalnızca bir mesleğin değil, bir yaşam biçiminin izlerini taşıyor. Her biri kendi sesiyle geçmişi anlatacak; çıraklık anılarını, ustalık sırlarını, ahilik geleneğini ve sanayideki dönüşümü paylaşacak. Bu röportajlar sayesinde hem tarihe tanıklık edecek, hem de ustaların gönlünden geçen o samimi sözlere kulak vereceksiniz. 📌 Çok yakında yayında — beklemede kalın! Çünkü her usta bir okul, her hayat bir hikâye...